BRANŞLARIMIZ

BRANŞLARIMIZ





JİMNASTİK EĞİTİMİ







Jimnastik Nedir Ve Tanımı
Jimnastik vücudu, insanın fiziksel yapısını düzeltme ve geliştirme amacıyla düzenli hareket ettirme sanatıdır. Okulumuzda jimnastik eğitimi beden eğitimi alanından mezun jimnastik alanında uzmanlaşmış öğretmenler tarafından verilmektedir.

0-6 Yaş Çocuklarında Hareket Gelişimi

Hareket gelişimi (motor gelişim) fizikî büyüme ve merkezî sinir sisteminin gelişmesine paralel olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanmasıdır. Çocuğun hareket gelişimi refleksler ile başlayan ve üst düzeyde koordine motor becerilerle sonuçlanan bir süreci takip eder.
0-2 yaşta görülen ilkel hareketler, istemli hareketlerin ilk şeklidir. İlkel hareketler olgunlaşmaya bağlıdır ve hareketlerin ortaya çıkışları bir sıra izlemektedir. Ancak kalıtım ve çevresel etmenler bireysel farklılıkları ortaya çıkarmaktadır.

İstemli hareketler; baş, boyun ve gövde kaslarının kontrolü, uzanma, bırakma, yakalama gibi temel hareketler küçük kas becerilerini, sürünme, emekleme, yürüme gibi temel hareketler ise büyük kas becerilerini kapsar.

İlk beş yılda çocuklar hareketlerin büyük kaslarla ilgili kontrolünü kazanırlar.

İlk zamanlar çocuk tüm dikkatini hareketlere verir. Daha sonra çocuk beceriyi tam anlamı ile kazandıktan sonra dikkatini hareketinden çevreye yöneltir ve hareketi bir amaç olarak değil, araç olarak kullanmaya başlar.

Beşinci yıldan sonra ise kavrama, fırlatma, yakalama, yazma ve alet kullanma gibi küçük kas hareketlerinin koordinasyonu önem kazanır.
Yaşamın ikinci ve yedinci yıllarında kazanılan bu temel beceriler ; koşma, atlama, sıçrama, sekme, atma, yakalama, fırlatma, ayakla topa vurma gibi hareketlerdir.

Temel hareket becerilerinin yaş ile birlikte doğal olarak geliştiği ve çevrenin bunu çok az etkilediği savunulmaktadır. Fakat bu durumun tek etken olmadığı çocuklara verilen fırsatların ve temel eğitimin becerilerin gelişmesinde önemli bir rol oynadığı da vurgulanmaktadır.

Okul Öncesi Dönemde Hareketin Önemi

Çocuk durmadan hareket eden, tümüyle etkin bir varlıktır. Özellikle yürümeye başladıktan sonra sürekli hareket hâlindedir. Çocuk, organlarını çalıştırmak, iskelet yapısını kuvvetlendirmek, ciğerlerini geliştirmek, kanını harekete geçirmek ve sinir-kas bağlantılarını kuvvetlendirmek için harekete muhtaçtır. Bu hareketlilik çocuğun hem fazla enerjisinin harcanmasını, hem de bol bol besin ve oksijen alarak büyümesini sağlar. Görüldüğü gibi çocuğun gelişmesi için vücut organlarını çalıştırması son derece önemlidir.

Çocuk hareket ederek büyüdüğü için, beden hareketi ona alacağı besin kadar gereklidir. Bu bakımdan onun koşmasına, tırmanmasına, zıplamasına, atlamasına uygun bir ortam hazırlamak ve bunları yapabilmesi için çocuğa izin vermek zorunlu görünmektedir.

Gerek evde gerekse okulda çocuğu zorla hareketsiz bırakmak ailenin ve okulun yaptığı en büyük hatalardan biridir. Oysa biyolojik bir anlam taşıyan hareket, doğal bir istektir.

İnsan beyninin gelişmesi, ellerin hareketlerdeki dengesi ile bağlantılıdır. Bunun başlangıcı da ilk çocukluk dönemine rastlar. Psikologlar, beynin gelişmesinin büyük oranda ellerin gelişimine bağlı olduğunu kabul etmektedir.

Hareketin, insan gelişimindeki önemini tartışmaya bile gerek olmadığını düşünen Montessori, hazırladığı eğitim programında çocukların serbestçe hareket edebilmelerine büyük önem vermiş, kullandığı materyallerde de çocuğun hareket becerisini geliştirmesine ilişkin çeşitli egzersizlere yer vermiştir.

Onun için önemli olan çocuğun doğal olarak yaptığı hareketleridir. Sonuçta tüm öğrenmelerin bir duyu-hareket temeli olduğu kabul edilir.
Okul öncesi çağı çocuklarının en belirgin özelliklerinden biri hareketli olmaları ise; çocukların bu hareket ihtiyacını karşılayacak en uygun etkinliklerden biri de beden eğitimi çalışmalarıdır.

Bu çalışmalar çocuğun kas koordinasyonunun, dayanıklılığının, kuvvet ve esnekliğinin geliştirilmesinde büyük önem taşır. Bunun yanı sıra bu çalışmalar sırasında çocuk daha sağlıklı daha mutlu bir birey olur. Çocuğun kendi kendine birşeyler yaptığını farketmesi onun daha güvenli ve bağımsız olmasını sağlar.

Okul öncesi dönemde beden eğitimi çalışmalarına sistemli bir şekilde yer verildiği takdirde, çocukların sadece hareket gelişimine değil, sosyal, duygusal, zihinsel gelişimlerine de katkılar olacaktır. Hareket eğitimi (beden eğitimi) çalışmalarının planlanmasında ve uygulamalarında çocukların yaşları, gelişimsel özellikeri ve bireysel farklılıklarının bilinmesi çok önemli bir unsurdur.

3-4 yaş çocuklarının koordinasyon özellikleri tam olarak gelişmediğinden zorlayıcı etkinliklerden kaçınmalı, çalışmalarda belirli zaman dilimlerinde yüklenme ve dinlenmeleri dengeli olarak ayarlanmalıdır. Bu yaş grubu çocukların hareketleri birbiri ile uyum göstermediğinden eşli egzersizlerden çok bireysel etkinliklere ağırlık verilmelidir. Koşma, sıçrama, sürünme, emekleme, fırlatma, atma gibi aktiviteler oyunlaştırılarak eğlenceli çalışmalar hâlinde sunulabilir.

4-5 yaş çocuklarının hareket becerilerini öğrenmeleri daha hızlı ve uyumludur. Bireysel çalışmaların yanında eşli çalışmalara da yer verilmelidir. Oyun ağırlıklı olarak temel beceriler kazandırılabilir ve çeşitli egzersizler yaptırılabilir.

5-6 yaş çocukları iki ya da daha fazla hareketi birleştirme becerisine sahip olurlar. Koordinasyon becerileri de diğer yaş gruplarına göre oldukça gelişmiştir. Karmaşık hareket becerilerini yapabilecekleri gibi takım oyunları ve yarışmalar da ilgilerini çekecektir.

Hareketin Gelişim Alanlarına Etkisi – Hareket ve Bilişsel Gelişim

Çocuklar doğa koşullarıyla içiçe oynarken çevredeki olay nesnelerin adlarını öğrenmek, tanımlarını yapmak, birbiriyle bağlantılı kavramları gözleyerek ve deneyerek öğrenir. Okul öncesi çocuklarına sağlanan açık hava oyun sahası gerçek ve canlı bir laboratuvar yerine geçer.

Hareket ve Sosyal-Duygusal Gelişim

Başkalarıyla uyum ve eşgüdüm sağlama: Kısıtlı ve dar bir alandan bahçeye ve yakın çevreye açıldığı zaman, çocuğun dolaşma olanakları çoğalır, çevresi genişler, yaşıtlarıyla ve yetişkinlerle iletişimi artar.
Toplumun kurallarını öğrenme ve benimseme: Bedensel etkinliklerde yer, oyuncak gibi somut şeylerin paylaşılmasına ek olarak, duyguları düşünceleri, paylaşma, dayanışma içinde çalışma ve oynama alışkanlıkları da edinir, sırayla girme, sıra bekleme, başkalarının haklarına saygı gösterme v.b

Çocukların duygularını ifade etme, bunalımlarını dışa yöneltme ve sıkıntılarından kurtulmalarına olanak sağlama: Fazla enerjisini yönlendirme ve boşaltma (harcama) çocuk açısından kesinlikle önemli gereksinimlerdir. Açık hava etkinliklerinde biraz daha esnek olmalı, çocuklar daha az kısıtlanmalı, daha yalın kurallar uygulanmalıdır. Çocuk bahçede daha özgür olabilmeli, isterse tek başına, isterse grup hâlinde oynayabilmelidir.

Hareket ve Yaratıcılık

Çocuk her an yaratıcıdır. Tüm gelişim alanlarının kaynaştığı en etkin oyun türü dramatik, temsilî oyunlardır. Bu oyunlarda çocuklar yalnız başına ya da grup olarak, hayal dünyalarının uyardığı bilişsel ve yaratıcı güçlerini ortaya koyarlar. Çocuk, çevresine ve başkalarına zarar vermediği sürece istediği gibi oynamakta özgür bırakılmalıdır.